<?xml version="1.0" encoding="UTF-8"?>
<rss version="2.0"
	xmlns:content="http://purl.org/rss/1.0/modules/content/"
	xmlns:wfw="http://wellformedweb.org/CommentAPI/"
	xmlns:dc="http://purl.org/dc/elements/1.1/"
	xmlns:atom="http://www.w3.org/2005/Atom"
	xmlns:sy="http://purl.org/rss/1.0/modules/syndication/"
	xmlns:slash="http://purl.org/rss/1.0/modules/slash/"
	>

<channel>
	<title>Dama Yayınları</title>
	<atom:link href="http://damayayinlari.com/feed/" rel="self" type="application/rss+xml" />
	<link>http://damayayinlari.com</link>
	<description></description>
	<lastBuildDate>Wed, 16 Nov 2011 08:52:19 +0000</lastBuildDate>
	<generator>http://wordpress.org/?v=2.8.6</generator>
	<language>en</language>
	<sy:updatePeriod>hourly</sy:updatePeriod>
	<sy:updateFrequency>1</sy:updateFrequency>
			<item>
		<title>Aşk-ı Şahanem</title>
		<link>http://damayayinlari.com/ask-i-sahanem/</link>
		<comments>http://damayayinlari.com/ask-i-sahanem/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 16 Nov 2011 08:52:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yayınlarımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://damayayinlari.com/?p=207</guid>
		<description><![CDATA[Karanlığında kaybolursun gecenin ruhunla birlikte,
Güneşinde yanarsın ama mutlu her halinle,
Umudunda yitersin vuslatın seve seve,
Dillerin lâl olur yar diye diye…
&#8221;Hayat&#8221; demiş ulu Kartal &#8221;Hayat, isteklerimizin gerçekleşmesi karşısındaki tavrımız değil; istemediğimiz olaylarla karşılaştığımızda göstereceğimiz tutumdur.&#8221; Anlamıştı minik Kanarya&#8230; İstediğimiz şekilde gelişen olaylar sıradandır ve vereceği mutlulukta sınırlıdır. Oysaki istemediğimiz şekilde gelişen her olaya göstereceğimiz dirayet ve kârlı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: center;"><em>Karanlığında kaybolursun gecenin ruhunla birlikte,<br />
Güneşinde yanarsın ama mutlu her halinle,<br />
Umudunda yitersin vuslatın seve seve,<br />
Dillerin lâl olur yar diye diye…</em></p>
<p style="text-align: justify;">&#8221;Hayat&#8221; demiş ulu Kartal &#8221;Hayat, isteklerimizin gerçekleşmesi karşısındaki tavrımız değil; istemediğimiz olaylarla karşılaştığımızda göstereceğimiz tutumdur.&#8221; Anlamıştı minik Kanarya&#8230; İstediğimiz şekilde gelişen olaylar sıradandır ve vereceği mutlulukta sınırlıdır. Oysaki istemediğimiz şekilde gelişen her olaya göstereceğimiz dirayet ve kârlı sonuçlar başarımızla gelen hazzı arttıracaktır.</p>
<p style="text-align: justify;">&#8221;Bence&#8221; demiş Kanarya &#8221;Bence müziğindir hayat.” Kartal gözlerine dikkatle bakmış Kanarya&#8217;nın; ruhunu okumak, anlamak ister gibi&#8230;&#8221;Müziğindir hayat, şarkılarındır. Öyle şarkılar vardır ki duyarsın ama dinleyemezsin. Gelir ve geçer sanki hiç uğramadan kulağına. Bazı şarkılar da vardır ki ‘ben yazsam ve de söylesem bu kadar olurdu’ dersin; rengi, tınısı, ruhu sendir şarkının&#8230; Hayat müziğindir, şarkıdan ne anladığındır.’’</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://damayayinlari.com/ask-i-sahanem/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Güneşe Göz Kırpan Yıldızlar</title>
		<link>http://damayayinlari.com/gunese-goz-kirpan-yildizlar/</link>
		<comments>http://damayayinlari.com/gunese-goz-kirpan-yildizlar/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 04 Aug 2011 12:55:43 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yayınlarımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://damayayinlari.com/?p=205</guid>
		<description><![CDATA[Cennet anaların ayakları altındadır diyen inanç sistemine rağmen en çok kadınlara eziyet eden bir toplumun ikiyüzlülüğünün yansımaları vuruyor satır aralarına.
Özenle biriktirdiği hayallerini doldurduğu bohçasıyla köyden kente gelen, evlenerek düşlerinden uyanan, kocası tarafından örselenen, yetmezmiş gibi kadınlığı diğer kadınlarca sorgulanan Fatma’nın sessiz çığlıkları, babasız büyümenin eksikliğini iliklerinde hisseden Şebnem’in sokağında nasıl karşılık buluyor?
On iki yıl evvel [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Cennet anaların ayakları altındadır diyen inanç sistemine rağmen en çok kadınlara eziyet eden bir toplumun ikiyüzlülüğünün yansımaları vuruyor satır aralarına.<br />
Özenle biriktirdiği hayallerini doldurduğu bohçasıyla köyden kente gelen, evlenerek düşlerinden uyanan, kocası tarafından örselenen, yetmezmiş gibi kadınlığı diğer kadınlarca sorgulanan Fatma’nın sessiz çığlıkları, babasız büyümenin eksikliğini iliklerinde hisseden Şebnem’in sokağında nasıl karşılık buluyor?<br />
On iki yıl evvel hayata veda eden bir annenin gücü gencecik kızının kalp sızısını dindirmeye yetebilecek mi? Geçmişiyle tozlu bir tavan arasında yüzleşen Şebnem merhem olabilecek mi kendi yaralarına? Peki ya Sevim aşkını yeşertebilecek mi üzerlerine düşen tarikatın gölgesine rağmen?<br />
Allah’a giden yolun şekli nasıldır? Kim belirler bu yolu? Bu yolun üzerinde kaç ruh kurban edilmiştir yeryüzü tanrılarına?<br />
“Zeytinden deniz fenerine dönüşen kadınların hayat hikâyeleri var bu elimde tuttuğum ve her bir sayfasının kokusundan mest olduğum kitapta. Ağaçtan topladıkları acımtırak tattaki zeytinleri, olgunlaşması için salamuraya yatırmazdan evvel, küçük birer çizik atar ya çiftçiler, işte bu da hayatın içinde kalbi çizilen kadınların hikâyeleri. O hikâyeler ki yaşandılar; çünkü deniz fenerleri gibi başka kadınlara ışık tutsunlar ve en az çizikle çıksınlar diye hayattan…”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://damayayinlari.com/gunese-goz-kirpan-yildizlar/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Bayan Hadise</title>
		<link>http://damayayinlari.com/bayan-hadise/</link>
		<comments>http://damayayinlari.com/bayan-hadise/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 25 Jul 2011 08:43:57 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yayınlarımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://damayayinlari.com/?p=199</guid>
		<description><![CDATA[Bay tohumluk kıvamanı yakalamıştı. “Seni seviyorum. Sakin bir yere giderek yemek yiyelim. Bakın daha neler anlatacağım!”
Hadise ince bir cevap verdi:
“Eşlerinizde olacaklar mı yanımızda?”
“Canım onların ne işi var? Bize özel&#8230; Sen ve ben gideceğiz!”
“Sonra ne olacak efendim?”
“Sonrasını yemekte anlatırım.”
“Ben şimdi duymak istiyorum.”
“Bir kısmını söyleyeyim. Bende bok gibi para var. Seninde kocan kaçtı. Arzu edersen, seninle MUTA [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Bay tohumluk kıvamanı yakalamıştı. “Seni seviyorum. Sakin bir yere giderek yemek yiyelim. Bakın daha neler anlatacağım!”</p>
<p style="text-align: justify;">Hadise ince bir cevap verdi:</p>
<p style="text-align: justify;">“Eşlerinizde olacaklar mı yanımızda?”</p>
<p style="text-align: justify;">“Canım onların ne işi var? Bize özel&#8230; Sen ve ben gideceğiz!”</p>
<p style="text-align: justify;">“Sonra ne olacak efendim?”</p>
<p style="text-align: justify;">“Sonrasını yemekte anlatırım.”</p>
<p style="text-align: justify;">“Ben şimdi duymak istiyorum.”</p>
<p style="text-align: justify;">“Bir kısmını söyleyeyim. Bende bok gibi para var. Seninde kocan kaçtı. Arzu edersen, seninle MUTA nikahı yapar evleniriz. Elini sıcaktan soğuğa vurmazsın. Araba mı istiyon? Villa mı istiyon? Dile benden ne dilersen.”</p>
<p style="text-align: justify;">“Bu romanı yazdım ama Hadise sığmaz ki birkaç cümlenin içine!”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://damayayinlari.com/bayan-hadise/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Pessinus Gecesi</title>
		<link>http://damayayinlari.com/pessinus-gecesi/</link>
		<comments>http://damayayinlari.com/pessinus-gecesi/#comments</comments>
		<pubDate>Thu, 10 Mar 2011 15:17:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yayınlarımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://damayayinlari.com/?p=195</guid>
		<description><![CDATA[Köklerinizin nereye, kimlere kadar uzandığını biliyor musunuz? Peki, uzak geçmişteki atalarınızın kimler olduğuna dair herhangi bir tahminiz var mı? Ya da geçmişinizin, bugün size neye mal olacağına?
Sakin bir insan, kendi halinde bir yazar olan Hür Toprak, tesadüf eseri soyunun milattan önceki kadim bir topluluğa, dahası tarihe mal olmuş ünlü bir krala dayandığını öğrendiği zaman yaşadığı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Köklerinizin nereye, kimlere kadar uzandığını biliyor musunuz? Peki, uzak geçmişteki atalarınızın kimler olduğuna dair herhangi bir tahminiz var mı? Ya da geçmişinizin, bugün size neye mal olacağına?<br />
Sakin bir insan, kendi halinde bir yazar olan Hür Toprak, tesadüf eseri soyunun milattan önceki kadim bir topluluğa, dahası tarihe mal olmuş ünlü bir krala dayandığını öğrendiği zaman yaşadığı şoku atlatamadan, düşmanlarını da karşısında buluverdi; Kara sakalları, kara giysileri ve karanlık amaçlarıyla Pessinus Rahiplerini. Katiller, genç adamın çocukluğundan beri gördüğü bir rüyanın içinden çıkıp, ete kemiğe büründüler. Hem de ellerinde uzun kanlı kılıçları ve içlerinde iki bin yedi yüz elli yıldır biriktirdikleri hınçlarıyla. Şimdi Hür Toprak, bir yandan, ailesini bu kanlı saldırganlardan korumaya çalışırken, bir yandan da kendisine yardım eden iki can dostuyla, sonucu yaşam ya da ölümle sonuçlanacak antik bir bilmeceyi çözmek zorundaydı…<br />
Büyük intikamın yaşanacağı Vassinu ayının on dördü yaklaştıkça, rahiplerin solukları da daha yakında hissedilmeye başlanmış, kaçış da bir ölüm kalım yarışına dönmüştü artık…</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://damayayinlari.com/pessinus-gecesi/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Vatan Yahut Silistre</title>
		<link>http://damayayinlari.com/vatan-yahut-silistre/</link>
		<comments>http://damayayinlari.com/vatan-yahut-silistre/#comments</comments>
		<pubDate>Mon, 07 Mar 2011 07:30:46 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yayınlarımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://damayayinlari.com/?p=191</guid>
		<description><![CDATA[“Vatan Yahut Silistre” ilk kez 1873’te Gedikpaşa Tiyatrosu’nda sahnelendi. Oyunu izleyenler galeyana gelip olay çıkardı. Namık Kemal birçok arkadaşıyla birlikte tutuklandı ve Magosa’ya sürgüne gönderildi.
Namık Kemal, 19. yüzyılın ikinci yarısında, özellikle de Birinci Meşrutiyet (1876) döneminde gördüğümüz “Genç Osmanlılar” olarak adlandırılan fikir akımının önemli  temsilcilerindendir. Bu eserinde “Vatan ve Osmanlı” vurgusunu ısrarla öne çıkartmaktadır:
“Kardeşler! Canımızı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">“Vatan Yahut Silistre” ilk kez 1873’te Gedikpaşa Tiyatrosu’nda sahnelendi. Oyunu izleyenler galeyana gelip olay çıkardı. Namık Kemal birçok arkadaşıyla birlikte tutuklandı ve Magosa’ya sürgüne gönderildi.<br />
Namık Kemal, 19. yüzyılın ikinci yarısında, özellikle de Birinci Meşrutiyet (1876) döneminde gördüğümüz “Genç Osmanlılar” olarak adlandırılan fikir akımının önemli  temsilcilerindendir. Bu eserinde “Vatan ve Osmanlı” vurgusunu ısrarla öne çıkartmaktadır:<br />
“Kardeşler! Canımızı tehlikeye attık. Vatanımızın faydasını muhafaza ettik. Her vakit de ederiz. Biz Osmanlı değil miyiz? Osmanlıların şanı her vakit vatanın en küçük faydası için ölmektir. Biz de her vakit bu yolda ölmeye hazırız. Yaşasın vatan! Yaşasın Osmanlılar!”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://damayayinlari.com/vatan-yahut-silistre/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Cemal Kırgız</title>
		<link>http://damayayinlari.com/cemal-kirgiz/</link>
		<comments>http://damayayinlari.com/cemal-kirgiz/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Jan 2011 09:40:16 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://damayayinlari.com/?p=176</guid>
		<description><![CDATA[28 Haziran 1970’te Antalya’da doğdu.
Gazeteciliğe 1988 yılında Gemlik Çağrı Gazetesi’nde başladı. Bursa’da yayımlanan bir çok yerel gazetenin Gemlik muhabirliğini yaparken Cumhuriyet, Anadolu Ajansı ve Bir Gün kurumlarının da Gemlik Temsilciliği görevinde bulundu.
Halen Bursa Olay Gazetesi ve Anadolu Ajansı’nın Gemlik muhabirliği görevinin yanı sıra Gemlik Çağrı Gazetesi’nin haber müdürlüğü ve köşe yazarlığını yapmaktadır. Zeytin’e Sor, Cemal [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">28 Haziran 1970’te Antalya’da doğdu.</p>
<p>Gazeteciliğe 1988 yılında Gemlik Çağrı Gazetesi’nde başladı. Bursa’da yayımlanan bir çok yerel gazetenin Gemlik muhabirliğini yaparken Cumhuriyet, Anadolu Ajansı ve Bir Gün kurumlarının da Gemlik Temsilciliği görevinde bulundu.</p>
<p>Halen Bursa Olay Gazetesi ve Anadolu Ajansı’nın Gemlik muhabirliği görevinin yanı sıra Gemlik Çağrı Gazetesi’nin haber müdürlüğü ve köşe yazarlığını yapmaktadır. Zeytin’e Sor, Cemal Kırgız’ın ilk kitabıdır.</p>
<p><img src="http://damayayinlari.com/wp-content/themes/ColdStone/img/rip.png" alt="" /> <a href="http://damayayinlari.com/?p=182">Zeytin&#8217;e Sor</a></p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://damayayinlari.com/cemal-kirgiz/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Zeytine Sor</title>
		<link>http://damayayinlari.com/zeytine-sor/</link>
		<comments>http://damayayinlari.com/zeytine-sor/#comments</comments>
		<pubDate>Wed, 26 Jan 2011 09:39:19 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yayınlarımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://damayayinlari.com/?p=182</guid>
		<description><![CDATA[Hayat, kaybedilmiş bir bahis mi? Ya aşk? Peki, siz de hep kaybeden olduğunuzu düşünenlerden misiniz? Kader tanrıçasının zalim olduğu ve sonunda hepimizin posasını çıkaracağı doğru ama herkes kaybedebilir ve kaybetmek, yeteneklerin en kolayıdır. Kaybetmek!.. Gökte parlak dolunayın aydınlattığı gecelerde, zeytin ağaçlarının gölgeli hışırtısı altında, kâbuslar gibi yitip gitmektir.
Tüm karmaşasına rağmen hayatın ellerini tutmak da inadına [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p style="text-align: justify;">Hayat, kaybedilmiş bir bahis mi? Ya aşk? Peki, siz de hep kaybeden olduğunuzu düşünenlerden misiniz? Kader tanrıçasının zalim olduğu ve sonunda hepimizin posasını çıkaracağı doğru ama herkes kaybedebilir ve kaybetmek, yeteneklerin en kolayıdır. Kaybetmek!.. Gökte parlak dolunayın aydınlattığı gecelerde, zeytin ağaçlarının gölgeli hışırtısı altında, kâbuslar gibi yitip gitmektir.<br/><br />
Tüm karmaşasına rağmen hayatın ellerini tutmak da inadına yaşamaktır. Bu kitapta, Anadolu’nun küçük bir kasabasında her şeye rağmen hayata tutunmaya çalışan bir gazetecinin hikâyesi yer alıyor. Charles Bukowski hayranlarının ilgiyle okuyacağı bu kitabın sayfalarını çeviren herkes, kahramanın yaşadıklarında kendinden bir parça bulacak, direnmeyi öğrenecek. Bundan emin olun!</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://damayayinlari.com/zeytine-sor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Anadolu Yazarını Dinliyor</title>
		<link>http://damayayinlari.com/anadolu-yazarini-dinliyor/</link>
		<comments>http://damayayinlari.com/anadolu-yazarini-dinliyor/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Nov 2010 13:27:21 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yayınlarımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://damayayinlari.com/?p=165</guid>
		<description><![CDATA[Bu kitap, Türkiye’ye bir bela gibi çöken yalanlar, iftiralar ve haksız tutuklamaların yaşandığı günlerde koca ve büyük medya sessiz kalırken bağımsız bir yazarın isyanıdır:
“Evet, ben ülkemi, bağımsızlığımı, insan sevgisini, insanlık duygularını ticari mal ya­pa­­­mam! Bu yüzden muhalif olduğumuz in­sanlarla aramızda çok temel bir ha­­yat çatışması var. Biz, bağımsızlığımızı çok değerli bir yere koyuyoruz. Bunun fi­yatı [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Bu kitap, Türkiye’ye bir bela gibi çöken yalanlar, iftiralar ve haksız tutuklamaların yaşandığı günlerde koca ve büyük medya sessiz kalırken bağımsız bir yazarın isyanıdır:</p>
<p>“Evet, ben ülkemi, bağımsızlığımı, insan sevgisini, insanlık duygularını ticari mal ya­pa­­­mam! Bu yüzden muhalif olduğumuz in­sanlarla aramızda çok temel bir ha­­yat çatışması var. Biz, bağımsızlığımızı çok değerli bir yere koyuyoruz. Bunun fi­yatı yok, bunun karşılığı ölüm! Şimdi adam diyor ki ‘Sizi alacağız, tutuklayacağız.’ Ya bin kere tutukla. Bunun karşılığı belli, ölüm! Biz, canımızı çok­tan verdik. Fazladan yaşıyoruz. Çanakkale’de şehit olmuş insanlar, ‘Ben, şehit olursam aileme de şu parayı verin, şunu da yapın’ dememiş, değil mi? Bunu, bir şeyin kar­şılığı olarak yapmadılar, böyle bir şey de düşünmediler. Bugün de böyle düşünmeyen milyonlarca insan var.</p>
<p>Bu kadar im­paratorluk kurmuş bir toplum, bin yıldır esir edilemiyor. Edilemiyor kardeşim. Bunun arkasında bir şey olmalı. Bir aşk, karşılıksız bir şey. Bu top­raklar iki bin yıldır esir olmuyorsa bunda başka bir şey var, kılıç gücünden öte. Kı­lıç dediğin, bugün paran vardır yarın biter. Silahın yarın bi­ter.</p>
<p>Ben, ölene kadar bağımsız bir ülkede ya­şayacağım ve bunun mücadelesini vereceğim. Başka türlü bir ülkede de ne pahasına olursa olsun yaşamak istemiyorum. Kavgam, gücüm ve kalemim yettiği kadar sürecek.”</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://damayayinlari.com/anadolu-yazarini-dinliyor/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Nihat Genç</title>
		<link>http://damayayinlari.com/nihat-genc/</link>
		<comments>http://damayayinlari.com/nihat-genc/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 12 Nov 2010 13:11:23 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yazarlarımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://damayayinlari.com/?p=161</guid>
		<description><![CDATA[1956 yılında Trabzon’da doğdu.  20 yaşında Ankara’ya yerleşti.  Sağlık Bakanlığı ve kültür Bakanlığı’nda 9 yıl memurluk yaptı. Gazete ve dergilerde teknik eleman olarak çalıştı. Gençlik yıllarından bugüne siyasi dergiler ve edebi dergilerde yazılar yazdı. Bir dönem Akşam gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Halen Leman dergisinde yazıyor. 2005-2008 yılları arasında SkyTürk televizyonunda Serdar akinan ile [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>1956 yılında Trabzon’da doğdu.  20 yaşında Ankara’ya yerleşti.  Sağlık Bakanlığı ve kültür Bakanlığı’nda 9 yıl memurluk yaptı. Gazete ve dergilerde teknik eleman olarak çalıştı. Gençlik yıllarından bugüne siyasi dergiler ve edebi dergilerde yazılar yazdı. Bir dönem Akşam gazetesinde köşe yazarlığı yaptı. Halen Leman dergisinde yazıyor. 2005-2008 yılları arasında SkyTürk televizyonunda Serdar akinan ile birlikte “Ne Var Ne Yok” isimli programı yaptı. 2008 yılı sonundan itibaren de ART’de “Nihat Genç İle Veryansın”  adlı programı yapmaktadır. Anadolu’da 100’ün üzerinde konferans veren Nihat Genç’in kitaplarından bazıları şöyle: İhtiyar Kemancı, Köpekleşmenin Tarihi, Veryansın, Aşk coğrafyasında Konuşmalar, Dün Korkusu, Memleket Hikayeleri, Arkası Karanlık Ağaçlar, Karanlığa Okunan Ezanlar, Hattı Müdafaa, Kompile Hikayeler…  Dama Yayınları’ndan çıkan “Anadolu Yazarını Dinliyor” yazarın son kitabıdır.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://damayayinlari.com/nihat-genc/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
		<item>
		<title>Kısa Acil Psikoterapi</title>
		<link>http://damayayinlari.com/kisa-acil-yogun-psikoterapi-2/</link>
		<comments>http://damayayinlari.com/kisa-acil-yogun-psikoterapi-2/#comments</comments>
		<pubDate>Fri, 05 Nov 2010 12:01:05 +0000</pubDate>
		<dc:creator>admin</dc:creator>
				<category><![CDATA[Yayınlarımız]]></category>

		<guid isPermaLink="false">http://damayayinlari.com/?p=155</guid>
		<description><![CDATA[Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (Psikiyatri) uzmanlık süresi yakın tarihte alınan bir kararla beş yılken dört yıla indirildi. Kararın böyle oluşmasında ülkenin bu uzmanlık dalı hekimlerine duyduğu ihtiyaç asal nedenlerden biridir.
Ülkemizde elliyi aşkın tıp fakültesi vardır. Mezunların ancak %10u uzmanlık eğitimi yapabilmektedir. Bunların arasında Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlık alanına yönelenler daha sınırlı bir grup olmaktadır. [...]]]></description>
			<content:encoded><![CDATA[<p>Ruh Sağlığı ve Hastalıkları (Psikiyatri) uzmanlık süresi yakın tarihte alınan bir kararla beş yılken dört yıla indirildi. Kararın böyle oluşmasında ülkenin bu uzmanlık dalı hekimlerine duyduğu ihtiyaç asal nedenlerden biridir.</p>
<p>Ülkemizde elliyi aşkın tıp fakültesi vardır. Mezunların ancak %10u uzmanlık eğitimi yapabilmektedir. Bunların arasında Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanlık alanına yönelenler daha sınırlı bir grup olmaktadır. Tüm bu insanların amacı dört yıllık (önemli bir kısmı dış rotasyonda geçmektedir: 6 ay nöroloji, dört ay çocuk psikiyatrisi, üç ay dâhiliye) uzmanlık süresi içinde olabilecek en iyi eğitimi alabilmektir.</p>
<p>Ancak uzmanlık eğitimi veren üniversite hastaneleri ve devlet hastaneleri arasında ortak bir eğitim müfredatı olmadığı bir yana eğitimde ortak bir çıta yüksekliği sağlamak neredeyse olanaksızdır.</p>
<p>Bu nedenle paralı eğitim toplantıları, kısa süreli kurs ve benzeri aktiviteler söz konusudur. Kaldı ki böylesi aktiviteler ülkenin belli kentlerinde gerçekleşmektedir. Kongre ve benzeri aktiviteler yeterli destek artık alamamakta ve esasen eğitim alan uzmanlar böylesi kongrelere zaten katılamamaktadır. Dolayısı ile kongre türü aktivitelerin uzmanlık eğitimi alan hekim için yararı sınırlıdır. Yurtdışı kongre ise uzmanlık öğrencisi için rüyası bile görülemeyecek kadar uzaktır!</p>
<p>Yayına ulaşmak her zamankinden daha kolaydır. Kitle haberleşmedeki hızlı ivme pek çok kaynağa ulaşmayı olanaklı hale getirmiştir. Ancak klinik tıp gibi uygulama içinde usta-çırak etkileşimine dayanan bir öğrenme söz konusu olduğunda çoğu talep yanıtsız kalmaya mahkûm olmaktadır.</p>
<p>Ruh Sağlığı ve Hastalıkları alanında psikoterapi başlığı bu biçimde özellikli konulardan biri haline gelmiştir.  Psikoterapi, kısaca hasta ve hekim arasında kurulan işlevsel ilişki aracılığı ile kişinin iyileşmesi anlamına gelir. Bugün yüzleri aşacak sayıda psikoterapi türü vardır. Ama temel şu ayrım değişmemiştir: Bireysel ve Grup Psikoterapisi. Üzerinde en çok durulan, en fazla merak edilen bireysel psikoterapidir.</p>
<p>Bireysel terapi uzun yıllar en pahalı ve en uzun süreli psikoterapi olarak kabul edilmiştir. John F. Kennedy’nin ünlü Toplum Ruh Sağlığı yasasını izleyerek bireysel psikoterapi kamuya göre biçimlendirilmiş ve çok daha geniş kitlelere uygulanır olmuştur.  Kısa Acil Psikoterapi (BEP: Brief Emergency Psychotherapy) modeli bu gelişmenin ürünüdür.</p>
<p>BEP uygulaması ile bireysel psikoterapi yalnızca parası olanların ulaşabileceği bir nitelikten uzaklaşmış ve bir süre sonra sigorta şirketlerinin karşılayacağı bir sağlık paketi haline gelmiştir.</p>
<p>Söz konusu psikoterapi modeli çok uzun yıllardan beri Ankara Tıp Fakültesi Psikiyatri uzmanlık eğitimi içinde yer alan bir uygulama olup bu kurumda eğitim alan pek çok hekim bu beceriyi öğrenerek mesleğe atılmışlardır. Öte yandan psikoterapinin yalnızca üniversite kliniklerinde öğretilir bir başlık olması bir süre sonra çarpık bir seçkinci anlayışın yeşermesine yol açmıştır.</p>
<p>Türkiye kurumları arasında böylesi farklı eğitim tercihlerini kaldırabilecek bir ülke değildir. Psikoterapi her Ruh Sağlığı ve Hastalıkları uzmanının dağarında bulunması gereken ve öğrenmiş olması gereken bir beceridir. Bu nedenle, mezkûr kurumda bu eğitimi aktaran öğretim üyesi, değişik ilaç firmalarının sponsorluğunda (Lilly, Fako, Astra Zeneca v.s)Ankara ilinde değişik eğitim kurumlarında eğitim gören elliden fazla hekime bu eğitimi vermiştir.  Bu eğitim TTB tarafından STE (Sürekli Tıp Eğitimi) kredisi ile kredilendirilmiştir.</p>
<p>BEP toplam 3-7 seanstan ibarettir. Geniş bir uygulama alanına sahiptir. Gerek Birinci, gerek İkinci gerekse Üçüncü Basamak sağlık hizmetlerinde kullanılabilmektedir. Bu yönüyle Koruyucu ve Önleyici Sağlık politikası kapsamında işlevsel bir değer taşımaktadır.</p>
<p>DAMA Yayınları yeni bir dizinin (PSİKİYATRİ) ilk kitabı olarak KISA ACİL PSİKOTERAPİ’yi (BEP) yayına hazırlamaktadır. Kitap, yıllardır bu eğitim becerisini öğreten Prof. Dr. Yıldırım B. DOĞAN tarafından hazırlanmıştır. Kitap eğitim içeriğinin derlenmesi ile bütünlük kazanmıştır. Kitabın dikkate değer diğer bir yönü ise şudur: BEP uygulamasına alınan ve iyileşen bir hasta ile yapılan yedi seansın tamamı doğrudan verilmektedir! Bu, ülkemizde, alanda benzeri olmayan bir uygulamadır. İlk kez örneklenmektedir.</p>
]]></content:encoded>
			<wfw:commentRss>http://damayayinlari.com/kisa-acil-yogun-psikoterapi-2/feed/</wfw:commentRss>
		<slash:comments>0</slash:comments>
		</item>
	</channel>
</rss>

